20 Nisan 2020, 14:29 tarihinde eklendi

Zeytin Halkalı Leke Hastalığı

Zeytin Halkalı Leke Hastalığı

Zeytinin ana hastalık etmeni olan, Zeytin Halkalı Leke Hastalığı mücadelesinin doğru bir şekilde uygulanması bitki sağlığı ve verimi açısından önemli olup diğer bakteriyel ve mantari hastalıklar içinde koruyucu olmaktadır. Bu nedenle zeytin halkalı leke hastalığı mücadelesi çok önemlidir.

Zeytin Halkalı Leke Hastalığı, özellikle ilkbaharda yaprakların üst yüzeylerinde görülen siyahımsı- gri renkte yuvarlak lekeler şeklinde ilk belirtilerini gösterir. Halka şeklindeki bu görüntüden dolayı 'halkalı leke hastalığı' denilmektedir. Hastalık ilerlediğinde bu lekeler bütün yaprağı kaplayıp, zamanla yaprağın sararmasına ve dökülmesine neden olmaktadır. Bir yaprakta çapları 8-10 mm olan 2-30 adet leke bulunabilir. Hastalığın epidemi yaptığı (bulaşma, salgın) yıllarda lekeli yapraklar mayıs ayından itibaren dökülmeye başlar ve yaprakların tamamı dökülerek ağaçlar çıplaklaşır. Bu durum az meyve tutumuna ve meyvenin erken dökülmesine neden olur. Yaprak kaybıyla birlikte yeterince fotosentez yapamayan bitki kendini besleyemediği için verimden düşmektedir.

Mantari bir hastalık olan zeytin halkalı leke hastalığının en iyi (optimum) gelişme sıcaklığı 18-20°C'dir. Hastalık 9°C'nin altında ve 30°C'nin üzerinde gelişemez. İlkbahar ve sonbaharı genellikle yağışlı geçen bölgeler hastalığın gelişmesine uygundur. Özellikle taban arazilerde, iyi havalanamayan, güneş almayan, su tutan yerlerde sık dikilmiş ve budanmamış zeytinlikler hastalık daha şiddetli kendini göstermektedir.

Mücadele Yöntemleri

Kültürel Önlemler

• Taban arazide, ağır su tutan topraklarda zeytinlik tesis edilmemeli drenaj kanalları açılmalıdır

• Gübreleme ve sulama tekniğine uygun olarak yapılmalı, aşırı azotlu gübre kullanılmamalıdır. 

• Ağaçlar havalanacak ve ışık alacak şekilde budanmalı, kuru dal ve dalcıklar budanarak temizlenmelidir.

• Yere dökülen lekeli yapraklar toplanıp yakılmalı veya sürülerek gömülmelidir. 

Zeytin Halkalı Leke Hastalığının Kimyasal Mücadelesi

Zararlılara karşı yaprakları koruyucu bir tabakayla örtmek gerekir. Bunun için bakır hidroksit, bakır oksiklorür, tribazik bakır sülfat veya bakır oksit içeren bakır elementli ilaçlar kullanılmalıdır. 

Bölgeler Göre İlaçlama Dönemleri

Marmara Bölgesi

Birinci ilaçlama, Ekim ayının ilk yarısında

İkinci İlaçlama, Nisan ayının ilk yarısında

Akdeniz Bölgesi

Birinci ilaçlama, Kasım-Aralık aylarında 

İkinci ilaçlama, Mart ayının ilk yarısında

Üçüncü ilaçlama, Nisan ayının ilk yarısında

Ege Bölgesi

Birinci ilaçlama, Sonbahar sürgünleri görülmeden hemen önce Eylül-Ekim ayında

İkinci ilaçlama,  İlkbahar sürgünleri görülmeden hemen önce Mart ayında

Üçüncü ilaçlama, Nisan - Mayıs ayında yapılır.

İlaç Karışım Oranları

Tüm bölgelerde birinci ilaçlamalarda % 1,5 bordo bulamacı ve % 0,4 bakıroksit 50

İkinci ve üçüncü ilaçlamalarda, % 1 bordo bulamacı uygulanır.

İlgili resim

Üreticilerin genellikle ilkbaharda ve hasat sonrası şeklinde ilaçlama alışkanlığına sahip olup bu tavsiye edilen bir mücadele zamanı değildir. Özellikle her yıl yaprak dökülmesi-halkalı leke problemi görülen, iyi rüzgâr almayan, taban arazilerdeki zeytinliklerde etkili mücadele önem arz etmekte olup 3 ilaçlamanın yapılması gerekmektedir. Sonbahardaki ilaçlamaların hasat sonrası değil, sonbahar sürgünleri görülmeden hemen önce uygulanması gerekmektedir. Üzerinde meyve olduğu için üreticiler şüpheyle yaklaşmakta olup, kullanılan bitki koruma ürünün 'ilaçlama ve hasat arasındaki' uyulması gereken süreye dikkat edilmesi durumunda sorun olmayacaktır. Bitki koruma ürünü etiketinde ilaçlama ve hasat arasındaki süre ilaca göre değişmekle birlikte 2 veya 3 hafta olmaktadır. Ekim ayında yapılan ilaç uygulaması, hasada en az 1 ay süre olması sebebiyle sorun teşkil etmeyecektir.

Uygulama Zamanı

İlaçlama döneminde uygulanacak kimyasalların zamanının ayarlanmasında dikkat edilmesi gerekir. İlaçlamaların mutlaka yağışlardan önce yapılması gerekmektedir. Çünkü hastalık uygun sıcaklık ve nemi-yağışı bulduğunda hızla gelişir. Zeytin halkalı leke hastalığında ruhsatlı bitki koruma ürünleri genellikle koruyucu özellikte olduğundan, yağmurdan önce uygulanması gerekir. Eğer yağış öncesi ilaçlama kaçırılmış ise yağmurdan sonraki ilk 48 saat içerisinde ilaçlamanın yapılması tavsiye edilmektedir. İlaçlama ağacın tüm aksamını kaplayacak şekilde yapılmalıdır. 

Sayısal Verilerle Halkalı Leke Hastalığı Araştırma Akademik Sonuçları

Türkiye’de bu hastalığı ilk kez Bremer (1948) İzmir, Aydın, Manisa gibi Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde tespit etmiştir. Arı ve Bilgir (1956)’e göre, hastalık Balıkesir, Çanakkale ve Muğla illeri ile az miktarda Gaziantep’te bulunmakta ve ayrıca Doğu Karadeniz, Çoruh vadisi ve Bursa’da da kaydedilmektedir. Hastalık Batı Anadolu’da, özellikle tabandaki, dere yataklarındaki araziler ile nispeten sulama olanağına sahip zeytinliklerde ilkbahar döneminde şiddetli yaprak dökümlerine neden olarak ağaçların beslenmesini, meyve tutumunu ve verimliliğini olumsuz etkilemekte ve bazı yıllar çiçeklenmeden sonra % 40 oranında meyve dökümüne neden olmaktadır (Ayyıldırım, 1962). Çeçen (1985), etmenin zeytin ürünü üzerindeki zararının en az % 15-30, en fazla % 50- 90 seviyesinde olabildiğini belirtmektedir. Bursa Tarım İl Müdürlüğü, 2008 yılında zeytin halkalı leke hastalığına karşı başta ilaçlama olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması konusunda uyarıda bulunmuş, hastalığın zeytin ağaçlarında yaprak dökülmesine yol açarak % 30-40’lara varan bir verim düşüklüğüne sebep olduğunu açıklamıştır (Anonymous, 2008a.). Hastalığın Türkiye’deki zeytin alanlarında yaygınlığı ve zarar seviyesi konusunda yapılmış iki araştırma bulunmaktadır. Bursa ilinin önemli zeytin üretim bölgeleri olan İznik, Orhangazi, Gemlik ve Mudanya ilçelerindeki zeytin alanlarında 1-15 Kasım 1999 ve 1-15 Mayıs 2000 tarihlerinde yapılan 2 survey çalışmasına göre, bölgede ortalama hastalıkla bulaşık bahçe oranı sırasıyla % 91,9 ve % 97,3, bahçelerdeki hastalıkla bulaşık ağaç oranı sırasıyla % 67,8 ve % 77,3, hastalık ile bulaşık ağaçlarda ortalama bulaşık yaprak oranı sırasıyla % 6,1 ve % 13,5 olmuş, ağaçlardaki hastalık şiddeti ise, 0-4 skalasına göre, 0 ile 2,7 arasında değişim göstermiştir (Tezcan, 2000). İkinci çalışma ise Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın ve Muğla illeri ve ilçelerindeki zeytin alanlarında 2009 ve 2010 yıları Nisan-Haziran döneminde gerçekleştirilen surveylere dayanmaktadır. Çalışmada 6 ilde iki survey yılının ortalaması olarak halkalı leke hastalığı’nın % 55 oranında yaygın olduğu, hastalığın görüldüğü bahçelerde ise ağaçların tamamının etmenle bulaşık olduğu, yaprakların bulaşıklık oranı % 54, hastalık şiddeti % 62 düzeyinde tespit edilmiştir. Ayrıca, hastalığın bölgedeki durumunun belirlenmesinde kullanılan parametrelerin tümünde en yüksek değerler Muğla ilinde gerçekleşmiş, bu ili yaygınlık açısından İzmir, Balıkesir, Manisa, Çanakkale ve Aydın illeri takip etmiştir. Bulaşık yaprak oranı ile hastalık şiddeti değerlerinde ise Muğla ilinden sonra Çanakkale, Aydın, İzmir, Balıkesir, Manisa illeri sıralanmıştır. Bu değerlendirmelerde illerin komşu ilçeleri arasında dahi bu parametrelerin dağılımı açısından belirli bir ilişki olmadığı saptanmıştır (Tunç, 2012)

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *